Simental sığırlar, kökeni İsviçre olan ve özellikle Almanya ile Avusturya’da yaygın şekilde yetiştirilen önemli büyükbaş hayvan ırklarından biridir.
Hem süt hem et verimi yüksek olduğu için “kombine ırk” olarak sınıflandırılır. Dünya genelinde süt sığırı yetiştiriciliğinde en fazla tercih edilen ırklar arasında yer almakta olup, sayı bakımından genellikle Holstein ırkından sonra ikinci sırada gösterilmektedir.
Fiziksel yapısıyla dikkat çeken Simental hayvanların baş kısmı çoğunlukla beyazdır. Gövde yapısında kırmızı-beyaz alaca desenler yaygın görülürken, sarı alaca tonlarına sahip bireylere de rastlanabilir. Güçlü kas yapısı ve gösterişli görünümü nedeniyle yetiştiriciler tarafından ilgi gören ırklar arasında yer alır.
Besicilik açısından değerlendirildiğinde, Simental danalar hızlı canlı ağırlık artışı sağlayabilen hayvanlardır. Uygun bakım ve besleme koşullarında günlük canlı ağırlık artışı ortalama 1100–1300 gram seviyelerine ulaşabilmektedir.
Et randımanı ise yaklaşık %60–62 civarındadır. Yetişkin erkeklerde canlı ağırlık ortalama 1100–1400 kilogram, dişilerde ise 600–800 kilogram arasında değişebilir.
Süt verimi yönünden bakıldığında, laktasyon süresi yaklaşık 300 gündür. Türkiye şartlarında bir ineğin ortalama süt verimi laktasyon döneminde yaklaşık 6.000–8.000 kilogram arasında değişmektedir.
İyi bakım ve genetik özelliklere sahip sürülerde bu rakam daha yüksek seviyelere çıkabilmektedir. Sütteki yağ oranı genellikle %3,5–4, protein oranı ise yaklaşık %3,2–3,5 seviyelerindedir.
Simental sığırlar farklı iklim ve çevre koşullarına uyum sağlayabilmeleriyle bilinir. Hastalıklara karşı dayanıklı yapıları sayesinde Türkiye’nin birçok bölgesinde rahatlıkla yetiştirilebilirler. Ayrıca tüketilen yemi hem et hem de süt üretimine verimli şekilde dönüştürebilmeleri, bu ırkın en önemli avantajlarından biri olarak kabul edilmektedir.