Manda (Camız / Camış / Kömüş), büyükbaş hayvanlar içinde yer alan ve özellikle süt ve et üretimi için yetiştirilen önemli bir türdür. Yavrusuna malak denir. Zoolojik olarak Boynuzlugiller (Bovidae) familyasına ait bir alt türdür.
Uluslararası literatürde genellikle şu isimlerle de bilinir:
Manda (Water Buffalo / Asian Buffalo)
Manda türleri dünya genelinde özellikle suya bağımlı yaşam tarzıyla tanınır. Bu nedenle “water buffalo” yani “su mandası” adı yaygın olarak kullanılmaktadır.
Manda hayvanları iri yapılıdır ve yetişkin bireyler yaklaşık 800–1000 kilogram ağırlığa ulaşabilir. Vücut uzunlukları 250–300 cm’ye, omuz yüksekliği ise 150–180 cm’ye kadar çıkabilmektedir. Güçlü kemik ve kas yapısına sahiptirler.
Manda yetiştiriciliği özellikle Asya ve bazı Akdeniz ülkelerinde yaygındır. Türkiye’de ise geçmişte önemli bir hayvan türü olmasına rağmen sayıları zaman içinde azalmıştır. Yüksek süt yağ oranı nedeniyle özellikle manda sütü ve manda sütünden yapılan ürünler (kaymak, yoğurt, mozzarella vb.) değerli kabul edilmektedir.
Manda hayvanlarının en belirgin özelliklerinden biri sıcaklığa ve çevre koşullarına karşı hassas olmalarıdır. 30 °C üzerindeki sıcaklıklarda vücut ısılarını yeterince düşüremedikleri için serinlemeye ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle suya girme veya suyla serinleme davranışı onlar için hayati önem taşır.
Aynı şekilde soğuk hava koşullarına karşı da hassastırlar. 5 °C’nin altındaki uzun süreli soğuklarda üşüme, titreme ve sağlık problemleri görülebilir. Uygun barınak ve besleme sağlanmadığında verim kaybı ve hastalık riski artar.
Süt verimi bakımından mandalar genellikle 1.500–3.000 litre/yıl süt verebilirler. Ancak sütlerinin yağ oranı oldukça yüksektir ve ortalama %7–8 seviyelerine ulaşabilir. Bu özellik, manda sütünü diğer süt türlerinden daha değerli hale getirir.
Et verimi de iyi olmakla birlikte manda yetiştiriciliğinde asıl amaç çoğunlukla süt ve süt ürünleridir. Dayanıklı yapıları, uzun ömürlü verimleri ve yüksek süt kalitesi nedeniyle manda, geleneksel hayvancılıkta önemli bir yere sahiptir.